Posof Öğretmenevi Rss

Sezer: Değişelim

0

Posted by Admin | Posted in Türkiye'den Haberler | Posted on 25-01-2009

Cumhurbaşkanı Sezer, İKÖ toplantılarını, ‘İslam dünyasında reform süreci kaçınılmazdır’ sözleriyle açtı. Sezer, İslam dünyası liderlerine,
‘Atılımlara öncülük yapabildiğiniz ölçüde iz bırakacaksınız’ mesajını verdi

Vakıf Emeklilik acenteleri buluştu

0

Posted by Admin | Posted in Türkiye'den Haberler | Posted on 25-01-2009

Her yıl üç kez düzenlenen Vakıf Emeklilik Ailesi Acenteler Performans Toplantısı’nın ikincisi 20-22 Mayıs 2004 tarihleri arasında, Trabzon’un Maçka ilçesinde bulunan, Grand Hotel Sumela’da gerçekleştirildi. Toplam prim üretiminde, dönüşüm primi üretiminde ve Vakıf Emeklilik ailesi

içinde yaptıkları atılımlarla performans toplantısına katılmaya hak kazanan acentelerden yüksek başarı gösterenlerine ödülleri Vakıf Emeklilik yetkililerince verildi.

Duvarların dili olsa

0

Posted by Admin | Posted in Türkiye'den Haberler | Posted on 25-01-2009

Bebeğim ve ben…(2)

0

Posted by Admin | Posted in Türkiye'den Haberler | Posted on 25-01-2009

Hamilelikte beslenmeye dikkat edilmezse hem anne hem de bebekte anemiye rastlanıyor. Demir eksikliği bebeklerde büyüme ve gelişmeyi olumsuz etkiliyor

Serena kaldığı yerden

0

Posted by Admin | Posted in Genel | Posted on 25-01-2009

Tek bayanlarda geçen yılın şampiyonu Serena Williams turnuvanın ikinci gününde korta çıktı. Serena, Çinli rakibi Jie Zheng’i zorlanmadan geçerek ikinci tura yükseldi
LONDRA – Wimbledon Tenis Turnuvası’nın ikinci gününde tek bayanlarda şampiyonanın en önemli isimleri arasında gösterilen, Justin Henin-Hardenne ve Kim Clijsters’ın yokluğunda kardeşiyle final oynayacağı yönünde spekülasyonlar yapılan Serena Williams korta çıktı. Williams kardeşler geçtiğimiz sezon da bu turnuvada final oynamış ve kazanan taraf Serena olmuştu. Serena Williams bir numaralı seribaşı olarak geldiği turnuvanın ilk turunda Çinli raket Jie Zheng’le karşı karşıya geldi. Zayıf rakibi karşısında zorlanmayan Serena, ilk seti 6-3 kazandı. İkinci sette oyuna hâkim olan taraf yine Williams’tı. Amerikalı tenisçi bu sette rakibinin tüm servislerini kırdı ve Zheng’e set vermeden seti 6-0 kazandı ve Wimbledon’da yoluna devam etti.

70′inde ağaç dik ve makyaj yap!

0

Posted by Admin | Posted in Genel | Posted on 25-01-2009

Adını bilmediğim şu yaşlı kadın, yıllardır Şabolovskaya metro istasyonda dikilip durur. İkinci el ilanlarının bedava basıldığı bir gazeteyi satar. "İz ruk vı ruki!" diye ses verir: "Elden ele!" der. Yaşı 70′e dayanmıştır, yıllardır aynı eski ama temiz elbiseye sığınır ve dudaklarında hep hafif bir ruj, kirpiklerinde ucuz bir rimel vardır.

Bazen ince buruşuk dudaklarından taşan ruju bayrak kırmızısına çalar.

O zaman içimdeki ses, "Ruju bitti ve torununun sulu boyasından çaldı" diye dedikodu yapar.

Yiyecek bir lokma zar zor bulurken, üstelik artık ‘toprak çağırırken’ hâlâ makyaj yapmaktan vazgeçmiyorsa bir kadın, bunun adı ‘hayata bağlılık’ değil de nedir? Yaşama sevinci nasıl anlatılır ve hayata bundan güzel nasıl ‘şükran’ sunulur? Hepsinden önemlisi bu, yoksulluğun ‘yoksunluk’ olmadığının kanıtı değil midir?

At gözlüklü medyanın beynini uçkur bölgesine indirdiği zavallılar, varsın Rus kadını denince ‘Nataşa’ hikâyeleri hatırlasın. Bu ülkeyi ve Rus kadınlarını tanıyanlar, önyargılarından utanır.

Kadınlar Sovyet devrinden beri hep Rus toplumunun ‘ağır işçisi’ olmuş. 2. Dünya Savaşı’nda milyonlarca erkek ölünce, Stalin’in ağır sanayi hamlesi dahil tüm yük onlara kalmış. Bugün dünyada kadın nüfusunun erkeklerden fazla olduğu nadir ülkelerden Rusya. İnşaat iskelelerinde erkeklerle omuz omuza mala sallayanları görenler şaşırır. Hemen her aileye bir alkolik erkeğin düştüğü Rusya’da, evin direği de, ailenin reisi de kadındır. Tüm erkekler sanki Puşkin’le birlikte, kadınlar için düelloya çıkmış ve erkekliklerini tek kurşuna ebediyyen teslim edip huzurdan çekilmiş gibidir.

Aslında beni etkileyen Rus kadınlarının ‘ana ve emekçi’ gibi ‘yüce vasıfları’ değil. Hangi şartlarda olursa olsun, asla ‘kadın olduklarını’ unutmamaları. İşi ve yaşı ne olursa olsun, "Önce kadınım" demeleri. Giyimiyle, makyajıyla, bakışıyla, flörtçü gülüşüyle. Etrafta erkekler varken bir kadın kendi sigarasını yakmaz. Çapkınlık erkekler kadar kadınlara da yakışır. Tamam, genelde rüküş giyinirler, makyajın da ölçüsünü kaçıranlar az değil. Ama bu kadar kusura takmayın. Sovyet yıllarında ‘yoksunluk’ içinde yaşamış kadınlar, düşlerinde gördüklerinden bile fazlasını bir anda bulunca, lunaparka girmiş çocuk gibi dağıtıyorlarsa… Buna ayıplamak değil, hüzünlenmek yakışır.

Mesela çoğu Batı ülkesinde beni en rahatsız eden toplumun ‘unisex’ halidir. Bazen sırtı dönük birinin kadın mı, erkek mi olduğunu tahmin edemezsiniz. Rahat pantolonlar, lastik ayakkabılar, tek tip tişörtler, özensiz saçlar, makyajsız suratlar kadınla erkek arasındaki kalın çizgiyi alabildiğine inceltmiştir. Burada tam tersine. Beni üzen tek şey sadece Rus genç kızların, çocukluk ile kadınlık arasındaki o güzel dönemi aptalca atlayıp, daha 15′ine basmadan ‘kadınlığa’ terfi etme acelecilikleri,

o kadar. Pazarda et satanı da, merdivenleri paspaslayanı da, işe gelmeden yarım saatini ‘ayna mesaisine’ harcıyorsa bunun adı ‘Yaşasın hayat!’ değil de nedir?

Oysa memleketin birinde, 50’sini aşan çoğu kadın hayatın fişini çekip bir köşede ölümü beklemiyor nu? Kimi zaman, 60′ında hâlâ ölmeyen ebeveynler ’sofrada bir fazla boğaz’ diye gizliden gizliye suçlu muamelesi görmüyor mu? 70′indeyken, torunlarımız yesinler diye elma ağacı dikelim dikmesine de, yine 70′inde her gün sakal tıraşı olmanın ya da makyaj yapmanın da mahzuru yok, değil mi?

Konumuz Türk sineması

0

Posted by Admin | Posted in Genel | Posted on 25-01-2009

İSTANBUL – Akademisyenler, sinema tarihçileri ve yazarlar Türk sinemasındaki ‘tarih ve seyir’i tartışacak. Bahçeşehir Üniversitesi

ile Fransız Kültür Merkezi’nin düzenlediği, yarın başlayacak 6. Türk Film Araştırmalarında Yeni Yönelimler Konferansı’nın ana teması ‘tarih ve seyir’. Üç gün konferansta akademisyenler, sinema tarihçileri ve yazarları,

tarih ve seyir üzerine bildiriler sunacak, film gösterimleri yapılacak. Konferansa mekân olarak Fransız Kültür Merkezi ev sahipliği yapacak.

Konferans Prof. Deniz Bayrakdar Sevgen’ in geçen yıl yaşamını yitiren sinema araştırmacısı Sadi Konuralp’i anan bir sunuş konuşmasıyla başlayacak. Daha sonra sinema tarihçisi Giovanni Scognamillo, ‘Türk Sinema Tarihinde Seyir’, Harvard Üniversitesi’nden Prof. Cemal Kafadar ise

‘Hayretten Hayrete: Osmanlı Seyir Kültürünün Evrimi Üzerine Düşünceler’ başlıklı sunum gerçekleştirilecek. Sonraki günlerde ise Prof. Nezih Erdoğan ‘Bakmak ve Görmek’, Fatih Özgüven de ‘Ekşi/Tatlı Seyretme: Bir Seyir Yeri Olarak Ekşi Sözlük’ başlıklı sunumlar yapacak. Konferansın konu başlıkları ise ‘Zamana Bırakmak- Zamanla Bırakmak’, ‘Yönelim: Hatırlayarak mı, Unutarak mı?’, ‘Tarih Yazımında Hatırlama ve Unutmanın

İşlevleri’, ‘Sinema Tarihi ve Film Analizi İlişkisi’, ‘Türk Sinemasının Kendi Tarihine Bakışı’, ‘Bellek ve Bellek Yitimi’, ‘Keyif ve Yas’,

‘Özdeşleşme ve Duygu Boşalımı’, ‘Sinema Öncesi-Sinema Dışı Seyir ve Seyirci’.

6. Türk Film Araştırmalarında Yeni Yönelimler konferansında Alper Akyüz, Zahit Atam, Ece Akyol, Canan Balan, Levent Cantek, Gülsüm Depeli, Senem Duruel, Selim Eyüboğlu, Övgü Gökçe ve Kaya Özkaracalar’ın da aralarında bulunduğu akademisyen ve yazarlar toplam 21 bildiri sunacak. Konferans 26 Haziran’da genel değerlendirme yapılarak sona erecek. Etkinlik Türk sinemasına ilgi duyan herkese açık.

(Kültür Sanat)

Euro 2004′e kan bulaştı

0

Posted by Admin | Posted in Türkiye'den Haberler | Posted on 25-01-2009

Portekiz’de süren 12. Avrupa Futbol Şampiyonası finalleri, istenmeyen bir olaya sahne oldu. Başkent Lizbon’daki Rossio Meydanı’nda bu sabaha karşı 06.00 sularında bir İngiliz taraftarın öldürüldüğü ve konuyla ilgili olarak Ukraynalı bir zanlının tutuklandığı bildirilirken, olayın içinde hırsızlığın da bulunduğu kaydedildi. Olayın futbolla bir ilgisi olmadığını ileri süren Portekiz polisinin verdiği bilgiye göre Ukraynalı katil zanlısı, bugün öğleden sonra mahkemeye çıkarılacak. Olaydan sonra ilk olarak bir İngiliz taraftarı tutukladıklarını, ancak verilen ifadelere dayanarak daha sonra Ukraynalı zanlıyı yakaladıklarını belirten polis sözcüsü, “Bu olay, Portekiz-2004′ü etkilemez” diye konuştu.

Solana ile Simitis aday

0

Posted by Admin | Posted in Türkiye'den Haberler | Posted on 25-01-2009

AFP – BRÜKSEL/ATİNA – Geçen haftaki AB zirvesinde Romano Prodi’den boşalacak Avrupa Komisyonu Başkanlığı’na kimin getirileceği konusunda uzlaşma sağlanamamasının ardından, yeni adaylara gün doğdu. Dönem Başkanı İrlanda 27 ya da 30 Haziran’da zirve düzenlemeye hazırlanırken, Yunan hükümet sözcüsü Teodoros Rusopulos eski Başbakan Kostas Simitis’i aday gösterebileceklerini söyledi. Simitis’e AB anayasasının yürürlüğe gireceği tarihe dek koordinatörlük önerilmesi de gündemde. İspanya ise AB Yüksek Temsilcisi Javier Solana’yı aday gösterebileceğini açıkladı.

Kızılay’da ‘kan’ değişimi

0

Posted by Admin | Posted in Güncel | Posted on 25-01-2009

Kızılay yönetimi, görevi yeni yönetime devrederken tartışma sürdü. Eski Başkan Gönen yargıya başvuracaklarını açıkladı. Yeni Başkan Yılmaz ise yanıtladı: Tavsiye etmem. Bu, Kızılay’ı yıpratır
RADİKAL – ANKARA – Kızılay’ın yeni Genel Başkanı Talat Yılmaz, görevini Ertan Gönen’den teslim aldı. Kızılay Genel Başkanlığı’nda düzenlenen törene kurumdaki yolsuzluk iddalarıyla ilgili sorular damgasını vurdu.

Kızılay’la ilgili yolsuzluk iddialarının hemen hemen hepsinde beraat veya takipsizlik kararı çıktığını anımsatan Gönen ise asıl sorunun sistemden kaynaklandığını savundu.

Gönen, kendilerinden önceki yolsuzlukların sorumlusu olmadıklarını vurgulayarak şunları söyledi: "Bizimle ilgili bir yolsuzluk varsa, bunların ispat edilmesi lazım. Bugün biz gittik, yarın arkadaşlar gider. Bu yanlış sistem devam ederse, Türkiye Kızılay Derneği biter. Bu iddiaları yapan merciye sormak istiyorum; yolsuzluk iddialarıyla bizi görevden alıyorsunuz, o zaman sonuçları niçin beklemediniz?"