Posof Öğretmenevi Rss

Türk aday için yoğun kulis

0

Posted by Admin | Posted in Türkiye'den Haberler | Posted on 22-01-2009

RADİKAL – İSTANBUL – İKÖ’nün bir gündem maddesi de yeni genel sekreterin seçimi. Bu konuda Türkiye, Malezya ve Bangladeş arasında yarış yaşanırken, uzlaşmaya varılamazsa halihazırda genel sekreterliği yürüten Abdülvahid Belkeziz’in görevinin bir yıl uzatılması olasılığı ortaya çıktı. Türkiye aday gösterdiği Prof. Ekmeleddin İhsanoğlu için yoğun kulis yapıyor. Ankara, İKÖ’nün etkin bir uluslararası örgüte dönüştürülmesi ve AB ile ilişkiler anlamında Türkiye’nin adayının seçilmesinin önemini vurguluyor. İhsanoğlu’na Suriye ve Lübnan’ın açık destek verdiği, İran’ın ise net görüş belirtmediği kaydediliyor. Suudi Arabistan ile Kuveyt’in, Bangladeş’i desteklediği, Mısır’ın da aynı görüşte olduğu ifade ediliyor. Örgütün tüm yürütme işlerini üstlenen genel sekreterlik, Afrika, Asya ve Arap grupları arasında sırayla üstleniliyor.


Hollanda-Almanya: Ezelî rekabet 30. yılında

0

Posted by Admin | Posted in Türkiye'den Haberler | Posted on 22-01-2009

Aziz Nesin’lik bir diş hekimi öyküsü

0

Posted by Admin | Posted in Türkiye'den Haberler | Posted on 22-01-2009

Engelli kadrosu için başvuran diş hekimine ‘normal kadroya başvur’ dendi. Normal kadro isteyen hekim bu kez ‘engellisin’ diye reddedildi

İki Türk uzman bakterileri yendi

0

Posted by Admin | Posted in Türkiye'den Haberler | Posted on 22-01-2009

RADİKAL – ESKİŞEHİR – Anadolu Üniversitesi öğretim üyeleri Doç. Dr. Aydın Doğan ve Doç. Dr. Savaş Koparal, sekiz yıllık araştırma sonucu bakteri oluşumunu engelleyen toz geliştirdi. Doğan ve Koparal patentini aldıkları tozun, banyo ve mutfak seramikleri üretiminde kullanılması için bazı firmalarla ortak çalışma yürütüyor. Tam hijyenik tıbbi malzeme üretiminde kullanılması için Osmangazi ve 19 Mayıs üniversitelerinde araştırması süren tozun kullanılabileceği alanlar şöyle sıralandı:

"Antibakteriyel kesme tahtası, streç film, masa örtüsü, ayakkabı tabanı, diş fırçası, telefon ahizesi, otobüs koltuğu, otobüs tutamacı, kapı kolu, çocuk oyuncakları, yer karosu, havuz karosu, klozet, lavabo, ip, çorap, eşofman, halı, yatak örtüleri ve çarşaflar, havlu ve paspas gibi ürünler,

mutfak eldiveni, yıkama bezleri, sünger, fırça, banyo plastik gereçleri, buzdolabı, çamaşır makinesi, mikrodalga fırın, su ısıtıcısı ve hava ve su filtre sistemleri, gazlı bez, alçı, giysiler, boya ve duvar kâğıdı."

Düşük teklif sorgulanacak

0

Posted by Admin | Posted in Genel | Posted on 22-01-2009

RADİKAL – ANKARA – Kamu ihalelerinde aşırı fiyat kıranlara, ‘nasıl yapacaksın’ diye sorulacak. Kamu İhale Kanunu kapsamında uygulama yönetmeliklerindeki değişikliklerle 2004 Genel Tebliği bugün yürürlüğe girdi.

Kamu İhale Kurumu (KİK) Başkanı Sener Akkaynak, değişikliklerle, ihale uygulamalarındaki tereddütleri kaldırdıklarını söyledi. Getirilen başlıca düzenlemeler şöyle:

  • İhale dokümanı olarak sunulması istenilen belgeler ve bunların mevzuat gereği zorunlu eklerinden herhangi birinin isteklilerce sunulmaması halinde, bu eksik belgeler ve ekleri idarelerce tamamlattırılmayacak.
  • İhtiyaç duyulması halinde, gerekli güvenlik önleminin idarece alınması kaydıyla, ihale veya ön yeterlik dokümanı CD’ye aktarılabilecek. Vergi ve SSK prim borcu olmadığı belgesi yerine, taahhütname verilmesi yeterli olacak. Belgeler, ihale kazanıldığında ibraz edilecek.
  • İhalelere katılmaktan yasaklanmasına karar verilen isteklilerin ortağı olduğu şahıs şirketleri ile sermayesinin yarısından fazlasına sahip olduğu sermaye şirketlerine bu yasaklama kararının uygulanabilmesi sağlanacak.
  • Yapım ihaleleriyle ilgili olarak tüm tarafların görüşleri alınarak Kamu İhale Kurumu’nca belirlenecek sınır değerin altındaki teklifler sorgulanacak.

  • ‘Emeğimizin karşılığını aldık’

    0

    Posted by Admin | Posted in Genel | Posted on 22-01-2009

    DHA – AMASYA – Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin Türkiye’yi denetim sürecinden çıkarmasını ‘verilen emeğin olumlu bir sonucu’ diye niteledi. Amasya Genelgesi’nin 85. yılı kutlamalarına katılan Erdoğan, AKPM’nin kararını, şöyle değerlendirdi:

    "Türkiye’yi Atatürk’ün hedef koyduğu muasır medeniyet çizgisiyle buluşturmanın heyecanını yaşıyoruz.. Bu çok önemli bir adımdır. Verilen emeğin, yapılan mücadelenin çok olumlu bir sonucudur."

    Şehir Tiyatroları’nda eski tas eski hamam

    0

    Posted by Admin | Posted in Genel | Posted on 22-01-2009

    İSTANBUL – İskender Pala’nın Kültür İşleri Daire Başkanı olmasının ardından İstanbul Şehir Tiyatroları’nda yeni yönetim kurulu ve repertuvar kurulu üyeleri belirlendi. Abdullah Kaplan’ın müdür olduğu kurumda genel sanat yönetmeni Nurullah Tuncer ile yardımcıları Mustafa Arslan ve Kemal Kocatürk görevlerinde kaldı. Nejat Birecik ve Bora Seçkin de genel sanat yönetmen yardımcı görevine getirildi. Yönetim kurulu Nurullah Tuncer, Abdullah Kaplan, Nejat Birecik, Bora Seçkin, Nilgün Kasapbaşoğlu, Volkan Sağırosmanoğlu, Hülya Karakaş’tan oluşuyor. Repertuvar kurulu üyeleri de İskender Pala, Nurullah Tuncer, Ahmet Kot, Savaş Aykılıç, Kenan Işık, Turgay Nar ve Bensu Orhunöz’den ibaret. (Kültür Sanat)

    Üstün Korugan’ı yitirdik

    0

    Posted by Admin | Posted in Türkiye'den Haberler | Posted on 22-01-2009

    İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Endokrinoloji Metabolizma Diyabet Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Üstün Korugan, 64 yaşında hayata veda etti. Ani kalp rahatsızlığı sonucu ölen Korugan’ın cenazesi, perşembe günü saat 10.00′da Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Oditoryumu’nda düzenlenecek tören ve Teşvikiye Camii’nde öğleyin kılınacak namazdan sonra Edirnekapı Mezarlığı’nda defnedilecek.

    Ağrı’da 1940 yılında dünyaya gelen Korugan, İstanbul ve Çanakkale’de sürdürdüğü ilköğretim ve lise eğitiminin ardından girdiği İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nden 1967′de mezun oldu. Daha sonra aynı üniversitede çalışmaya başlayan Korugan, 1982′de profesör oldu. 1977-1983 yılları arasında İstanbul Tabip Odası Başkanlığı, Türk Tabipleri Birliği Yüksek Onur Kurulu Üyeliği yapan Prof. Dr. Korugan, 1983′te 1402 sayılı yasayla üniversiteden uzaklaştırıldı, 1990′da ise Danıştay kararıyla görevine geri döndü.

    Fransızca ve İngilizce bilen, 150′den fazla Türkçe ve yabancı dilde bilimsel yayın ile sekiz kitapta yazdığı bölümler bulunan Korugan, evli ve bir çocuk babasıydı.

    Acarya’da zafer Tiflis’in

    0

    Posted by Admin | Posted in Türkiye'den Haberler | Posted on 22-01-2009

    BATUM – Gürcistan’ın özerk Acara cumhuriyetinde önceki gün yapılan meclis seçimini, Gürcü Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili’nin sıkı müttefiki olan ‘Saakaşvili-Muzaffer Acara’ partisinin kazandığı belirtildi. Gayriresmi sonuçlara göre, ‘Muzaffer Acara’ oyların yüzde 75′ini alırken, Cumhuriyetçiler yüzde dokuzda kaldı. Bu, mayısta Acara lideri Aslan Abaşidze’nin Saakaşvili’nin desteklediği isyanla devrilmesinin ardından, bölgenin özerkliğini kırpacak yolun açıldığı anlamına geliyor. Saakaşvili, Acara liderini atama ve Acara meclisini feshetme yetkisi için bastırıyor. (Dış Haberler)

    Türkiye-Suriye (1)

    0

    Posted by Admin | Posted in Güncel | Posted on 22-01-2009

    Beşar Esad’ın ziyaretini geçen haftanın konusu deyip, geçmeyelim. Çünkü, birincisi, uluslararası ilişkiler, hele de bu dönemde, uzun uzadıya konuşulmadan gündemden silinecek konular değil, ikincisi bu ziyaret basında neredeyse geçiştirildi.

    Bu ziyaret tüm gündemi belirlesin, sabah akşam herkes bundan bahsetsin demiyorum, ama insaf, bu ziyarete birinci sayfanın en dibinde pul büyüklüğünde yer veren gazete var, Amerikalılar, Türkiye-Suriye yakınlaşmasından müteessir olur diye paniğe kapılıp, ‘Hatay sevdasından vazgeçtiler’ manşeti altında olumlu haberi olumsuzu hatırlatarak veren gazete var ve nihayet işin magazin boyutunu öne çıkarıp geçiştiren var.

    İlkinden başlayalım; geçen haftaki yazımda da söz ettim, Suriye-Türkiye ilişkilerinin gelişmesinden hoşlanmayan veya önemsemeyen olabilir, ama Suriye’nin özel önemi bir yana Türkiye’nin çevresindeki tüm ülkelerle ilişkilerinin iyileşmesi, ancak ve ancak son derece olumlu bir gelişmedir. Bu, Suriye için de, Yunanistan için de, Bulgaristan, Gürcistan, Ermenistan için de böyle. Ama başka hesapları bir yana bırakalım, her şeyden önce, bizim ne dünyadan, ne çevremizden haberimiz yok, olsun da istemiyoruz. Bakın, bir ay önce Gürcistan’da önemli gelişmeler oldu, haberini bile doğru dürüst almadık. AB ile yatıp kalkıyoruz, AB ülkelerinde neler oluyor yine haberimiz yok. Bu tam, içe kapalı bir Üçüncü Dünya ülkesi tavrı.

    5 Ocak’ta TESEV’in düzenlediği toplantıda, Başbakanlık Başdanışmanı Prof. Ahmet Davutoğlu, hükümetin dış politika yaklaşımını anlattı. Davutoğlu, benim üniversiteden sınıf arkadaşım, onun dış politika konusunda yetkinlik ve olgunluğundan kuşkum yoktu, bu toplantıda söyledikleri, yüreğime bir kez daha su serpti. Dış politikada, benim son derece rahatsız olduğum bu Üçüncü Dünya tavrından uzaklaşma gayreti içinde olduklarını, ABD, AB ile olduğu kadar, içinde bulunduğumuz bölge ve hatta tüm dünya ölçeğinde düşünmemiz gerektiğini, Türkiye’nin konumu ve önemini göz önünde bulunduran bir dış politika yaklaşımı benimsediklerini anlattı. Mevcut hükümet bu yaklaşımı ne ölçüde ve ne başarıyla hayata geçirecek, onu zaman gösterir, ama bu yaklaşımın kendisi bile çok önemli.

    Durum böyleyken, bazıları hâlâ, son sürat, ‘Dünyanın yeni patronuna karşı çıkanın başını ezerler, biz en iyisi onun himmetine sığınalım, konu komşu ile iyi geçinip ne olacak, iki çıplak bir hamama yakışır, zengin kapısında yanaşma olmanın yollarını kollayalım’ anlayışının propagandasında ısrar ediyor. Kimisi daha dolaylı yol izleyip, Suriye ile ilişkilerin iyileşmesini, neredeyse sadece Türkiye’nin İsrail konusundaki arabuluculuğu

    açısından değerlendiriyor. Bazı durumlarda ise, Üçüncü Dünya bakışı ve yanaşma zihniyeti, Türk milliyetçiliği ve ‘büyük düşünmek’ kisveleri altında karşımıza çıkıyor.

    Bakın size tipik iki örnek vereyim: Hasan Celal Güzel, ‘Suriye’ye dikkat!’ diye başlık atıp, altında bu ülke ile aramızda ne kadar tarihi sorun varsa sayıp döküyor, yetmiyor, Suriye’de yaşayan Türk nüfusun baskı altında yaşadığını hatırlatıyor. Sonunda ağzındaki baklayı çıkarıyor: “Türkiye ile Suriye’nin ilişkileri olumlu yönde gelişirken Türkiye-ABD münasebetlerine itina edilmeli” uyarısında bulunup, İran ve Suriye ile ilişkileri ABD ile ilişkilere karşı bir cepheleşme olarak resmediyor (Dünden Bugüne Tercüman, 7 Ocak 2004). Aynı gazetede, ertesi gün, Cengiz Çandar ise, bunu bir ‘dış politika yanılgısı olarak’ tanımlayıp, ‘zayıf’ ülke Suriye yerine,

    ‘gelecek projesi olan Irak’ ile ilişkileri güçlendirmek gerektiğini söylüyor. ‘Irak’tan kastedilenin ne olduğu malum.