Posof Öğretmenevi Rss

Hamile asker yurda dönüyor

0

Posted by Admin | Posted in Türkiye'den Haberler | Posted on 19-01-2009

LONDRA – Irak’ta görev yapan Britanya ordusundan 83 kadın askerin, hamile kaldıkları için ülkelerindeki karargâhlarına geri gönderildikleri öne sürüldü. Muhalefetteki Liberal Demokratlar’ın ortaya attığı iddia Londra’da tartışma yarattı. Açıklama yapmak zorunda kalan Savunma Bakanlığı, kadın askerlerin Irak’ta oldukları sürede hamile kalmış olmayabileceklerini, birçoğunun sonradan hamile kaldığını fark etmiş olabileceği savunusunu getirdi. Britanya basını bir süredir Irak’taki askerler arasında seks skandalları yaşandığı yolunda haberlere yer veriyor. (Daily Telegraph, aa)

Evet, ava giden avlanırmış!

0

Posted by Admin | Posted in Türkiye'den Haberler | Posted on 19-01-2009

Başarılı kara mizah filmlerine imza atan Coen’ler, türün sıkı örneklerinden ‘Kadın Katilleri’nin yeniden çevriminde zorlanıyor

Siyasi cinayet furyası

0

Posted by Admin | Posted in Türkiye'den Haberler | Posted on 19-01-2009

BAĞDAT – Irak’ta 30 Haziran’daki yetki devri yaklaşırken direnişçiler, işgal güçleri ve yeni Bağdat yönetimindeki Iraklı yetkililere karşı saldırılarını ‘molasız’ sürdürüyor. Irak geçici hükümetinin dışişleri bakan yardımcılarından Bassam Kubba’nın önceki gün öldürülmesinin ardından dün de Eğitim Bakanlığı’nın Kültürel İlişkiler Dairesi Başkanı Kemal Cerrah Bağdat’taki evi önünde kimliği belirsiz kişilerin saldırısı sonucu hayatını yitirdi. Böylece son 24 saatte iki üst düzey yetkili öldürülürken, Irak başkenti dün sabah da işgal güçlerinin karargâh olarak kullandığı Saddam’ın eski sarayı önünde bombalı araçla düzenlenen intihar saldırısıyla sarsıldı. Saldırıda farklı kaynaklara göre en az yedi ya da 12 kişi hayatını yitirirken, 23 kişi yaralandı. Bombaların iki araçtaki polislerin, ters yönden gelen aracı fark edip durdurmaya çalışırken patladığı ve saldırıyı fark eden polis aracındaki dört polisin de hayatını yitirdiği belirtildi. Dün suikastların bir başka hedefi de bir Bağdat Üniversitesi kampusundan çıkarken öldürülen coğrafya profesörü Sabri el Bayati oldu. Ayrıca dün başkent Bağdat’ın Şiilere ait Sadr mahallesi, kuzeydeki Kerkük ve Suriye sınırından da ölü haberleri geldi. (bbc, afp)

Adli Tıp’tan kaçılmaz!

0

Posted by Admin | Posted in Türkiye'den Haberler | Posted on 19-01-2009

Pratik zekâ ve ‘tecrübe’, Adli Tıp Kurumu’na takılıyor. Deliller, uygun biçimde toplandığında, suçtan geriye mutlaka uzmanların fark edeceği bir iz kalıyor
AA – İSTANBUL – İstanbul’daki Adli Tıp Kurumu Başkanlığı uzmanları, tecrübe ve teknolojik donanımlarını kullanarak, pratik zekâ sahibi suçlulara müdahale ediyor. Son yıllarda yapılan bazı ilginç incelemeler şöyle:

Hırsızın tecrübesi yetmedi: Tekirdağ’da geçen yıl bir eve girerek hırsızlık yapan kişi, ayakkabısıyla parkelerin üzerinde dolaşıp bahçe toprağına da basarak kaçtı. Hırsızlıktan sabıkalı bu kişi, ‘mesleki tecrübesi’ gereği, ayakkabı tabanına bıçakla kesikler attı. Şüphe üzerine gözaltına alındığında bilgisayar ortamında kesikler tek tek işaretlendi.

İzlerin olay yerindeki izlerle birebir örtüştüğü tespit etti.

Tıpatıp imza suçu ele verdi: İstanbullu bir işadamı, protokolün altındaki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ediyordu. Önce imzanın işadamının elinden çıkan örneklerle uyuştuğunu gören Adli Tıp uzmanların dikkatini, dosyada yer alan başka bir belgedeki imza çekti. İki imzanın tıpatıp aynı olduğu belirlendi. ‘Bir kişinin imzasını tıpatıp aynı şekilde iki kez atmasının mümkün olmadığını’ bilen uzmanlar, işadamının imzasının fotokopiyle eklendiğini belirledi.

Kuyumcu temize çıktı: İstanbul’da bir kadın, çalınan elmas yüzüğünü kuyumcuda gördüğünü söyleyerek dava açtı. Uzmanların elinde sadece kadının 70′lerde çekilmiş yüzüklü, siyah beyaz bir fotoğrafı vardı. Uzun süre inceleme yapan uzmanlar, birbirine çok benzeyen iki yüzükte beş yapısal farklılık buldu.

Bankalar dövizde rahat

0

Posted by Admin | Posted in Genel | Posted on 19-01-2009

ANKA – ANKARA – Bankacılık sektörü geçen hafta yapılan ve TL cinsinden ödeme yapıldığı için döviz açığını büyütmesi beklenen dövize endeksli takas tahvillerinin geri ödemesinden önce döviz pozisyonlarındaki açığı tümüyle kapatarak 184 milyon dolarla fazlaya döndü.

Batı’daki Kürt kökenliler ne diyor?

0

Posted by Admin | Posted in Genel | Posted on 19-01-2009

DEPmilletvekillerinin serbest bırakılması ve PKK’nın tekrar kan dökmeye

başlamasıyla Kürt sorunu bir kez daha manşetlere sıçradı. Önemlidir, tartışılacaktır. Yalnız dikkat ediyorum, bu sorun sanki ülkemizdeki tüm Kürtler Doğu ve Güneydoğu’daymış, Batı Anadolu’da, Ankara, İzmir ve İstanbul gibi büyük kentlerde hiç yokmuşcasına yürütülüyor.

Oysa, elimizde kesin istatistikler yok, ama Batı’da da, Doğu ve Güneydoğu’daki kadar çok Kürt kökenli yurttaşımız olduğunu iddia edebiliriz. Örneğin İstanbul’daki Kürt kökenlilerin sayısı Diyarbakır’dakileri aşmaz mı? Bence aşar.

Sorun onların da sorunu. Atılacak adımlardan onlar da etkilenecekler. Öyleyse, Türkiye’nin Kürt kökenli insanları adına Öcalan’ların, Zana’ların, DEHAP’lıların yanı sıra onların da konuşmasının zamanı değil mi?

Hem de tam zamanı.

Kürt sorunu öteden beri bir kesim tarafından öncelikle bir sosyo-ekonomik azgelişmişlik sorunu olarak tanımlandı. Bunlara göre ‘Güneydoğu’nun azgelişmiş yapısı çeşitli kalkınma projeleriyle çözüldüğünde, feodal yapı dağılıp yerini modern yapılar aldığında etnik milliyetçilik savları da kendiliğinden göçecekti. Bu görüşün yetersiz olduğu ortaya çıktı.

Öte yandan, sıkı Kürt milliyetçisi bir kesim hep asıl konunun ekonomik değil, kültürel ve siyasal olduğunu öne sürdü, ekonomik kalkınma çabalarını küçümsedi ya da baltaladı. Onlara göre ‘ayrı kimlik’ sorunu her şeyden önce geliyordu.

O çözülmedikçe hiçbir şey çözülemezdi.

Günümüzde de bu savların çeşitli versiyonları karşımıza çıkıyor. Örneğin davalarını Kürt milliyetçiliği üzerine bina eden bazıları, bir zamanlar Avrupa’dan da aldıkları desteğe güvenerek sorunu çözmenin yolunun Kürtlere Lozan’la tanınmayan bir şeyi tanımak, yani otonomi içinde ‘azınlık’ statüsü vermek olduğunu söylüyorlar.

Yukarıda belirttiğim gibi, bunu sanki Kürtlerin büyük çoğunluğu, eskisi gibi, belirli bir coğrafi bölgede yaşıyorlarmış gibi yapıyorlar.

Oysa artık öyle değil. Kürtler özellikle son 25 yılda Türkiye coğrafyasının tamamının bir parçası haline geldiler.

Kürtlerin hukuken ayrı bir grup olarak ilan edilmesini isteyenlerin akıllarından şu soru geçiyor mu acaba: Bugün örneğin İstanbul’da yaşayan

ve kendisini Türkiye çoğunluğunun bir parçası olarak gören Kürt kökenli yurttaşlar da azınlık statüsüne geçmek istiyorlar mı?

Yoksa onlar, ayrımcılık bilincinin kendilerine her şeyden önce psikolojik bir fatura çıkaracağını mı düşünmekteler?

Ayrımcı Kürt milliyetçiliğini yaşadıkları yeni yörelerde kendileri açısından bir kurtuluş olarak mı, yoksa tuzak olarak mı görüyorlar?

Şimdi Türkiye’nin her yerinden seçilip Meclis’e gidebilen Kürt kökenli milletvekilleri yarın etnik ölçülerle belirlenecek olsa ne olur? Meclis’teki Kürt kökenli milletvekili sayısı azalır mı, yoksa çoğalır mı?

Azınlık statüsü, coğrafi bölge üzerine kurulursa bazı avantajlar sağlayabilir; ne var ki, çoğunluk içinde azınlık olmak zordur, statü kaybıdır. Türkiye’nin değişmiş coğrafyasında azınlık olmaktan medet ummak en hafif tabirle akılsızlıktır.

Bunu birilerine söylemek kime düşüyor?

Tango ateşi yanacak

0

Posted by Admin | Posted in Genel | Posted on 19-01-2009

İZMİR – Talent Danza Dans Topluluğu ‘Tango Flamenco’ gösterisiyle İzmir ve Bursa’da. Ensamble Nuevo Tango ve Jarcamora ortak prodüksiyonu ‘Tango Flamenco’ 29 Haziran saat 21.30′da İzmir Açıkhava Tiyatrosu’nda, 30 Haziran’da saat 21.30′da Bursa Kültürpark’ta seyirci karşısına çıkacak. Tel: 0232 482 00 90 (Kültür Sanat)

Erdoğan’dan deklarasyoncu AKP’lilere tepki

0

Posted by Admin | Posted in Türkiye'den Haberler | Posted on 19-01-2009

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, DEP ve DEHAP’lılara yönelik deklarasyon yayınlayan AKP’li 10 milletvekilini sert bir şekilde eleştirdi. Erdoğan, “10 tane efsaneymiş. Ne efsanesi? Efendim ben milletvekiliyim açıklama yaparım. Bağımsızsan yaparsın. Bu çatı altında yapamazsın” dedi.

Erdoğan, AKP grup toplantısında basın açık konuşmasını yaptıktan sonra TBMM’deki makamına çıkarak Alman Sosyal Demokrat Parti Dışilişkiler sözcüsü Dr.Freiedbert Pflüger ile görüştü. Görüşmenin ardından yeniden Grup toplantısına katılan Erdoğan salonu boş görünce çok sinirlendi. Erdoğan, milletvekillerinin kendisinin yokluğunda toplantıdan ayrılmalarına, “Bu ne rezillik” diye tepki gösterdi.

“BİLDİRİ MİLDİRİ TANIMAM”

Erdoğan, AKP’nin bir partinin devamı olmadığınını hep söylediğini, çeşitli partilerden gelenlerle yeni bir parti kurduklarını söyledi. Yeni ilkeler oluşturduklarını belirten Erdoğan bu ilkelerden sapmayı kabul edemeyeceklerini belirterek deklarasyoncu milletvekillerini şöyle eleştirdi:

“10 tane efsaneymiş. Ne efsanesi. Efendim (ben milletvekiliyim açıklama yaparım). Bağımsızsan yaparsın. Bu marka altına, bu çatı altına gelmişsen yapamazsın kardeşim. Öyle bildiri mildiri, benim partimin içinde bir kısmı vatansever, bir kısmı değil ayrımı olamaz.”

Erdoğan bildirideki görüşleri kabul ettiğini belirtti, ancak Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün DEP’lilerle görüşmesine yönelik eleştirlere tepki gösterdi. Erdoğan, “Açıklama yapılacaksa Grup yapar, ki ben yaptım. Ben bu bildiriyi kabul ediyorum. Kaldı ki o bildirinin altına ben de imza atarım, benim bakanımın görüşmesi hariç. Ama böyle olmaz” dedi.

Grup toplantısının ardından deklarasyoncu 10 milletvekilinin durum değerlendirmesi yapmak için biraraya geldikleri öğrenildi.

Medya ve parti enflasyonu

0

Posted by Admin | Posted in Türkiye'den Haberler | Posted on 19-01-2009

Irak’ta bugün 400 parti ve 150 gazetenin olduğu tahmin ediliyor. Denetim olmadığı için kesin bir sayı yok. Partilerin büyük bölümü tabela partisi. İki-üç tanesi hariç gazetelerin tirajı da düşük

CHP: Hukuki temeli nedir?

0

Posted by Admin | Posted in Güncel | Posted on 19-01-2009

RADİKAL – ANKARA – CHP’li Onur Öymen, ABD’nin İncirlik Üssü’nü kullanmasını Meclis’e taşıdı. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün yanıtlaması istemiyle Meclis Başkanlığı’na bir soru önergesi veren Öymen, "Anayasa’nın 92. maddesine göre, yabancı askerlerin ülkemize gelişine karar vermek Meclis’in yetkisinde. Hükümet Meclis’ten yetki talebinde bulunmadığına göre ABD ile vardığı mutabakatın hukuki temeli nedir" dedi.