Posted by Admin | Posted in Türkiye'den Haberler | Posted on 10-01-2009
AA – İSTANBUL – TÜSİAD Başkanı Ömer Sabancı, AB iş dünyasının Türkiye’ye verdiği güçlü ve kararlı desteğin sürdüğünü söyledi. Sabancı, Avrupa Sanayici ve İşverenler Konfederasyonları Birliği’nin (UNICE)
11 Haziran’da Dublin’de yapılan Başkanlar Konseyi Toplantısı’yla ilgili açıklamasında, Avrupa iş dünyası liderlerinin, bu kez de tam üyeliğe destek mesajı verdiklerini vurgulayarak, "Mesajda, AB’nin Türkiye’nin Kopenhag Siyasi Kriterleri’ni yerine getirmesiyle tam üyelik müzakerelerini en kısa sürede başlatması talebi dile getirildi" dedi.
Posted by Admin | Posted in Türkiye'den Haberler | Posted on 10-01-2009
AP – LONDRA – Gelmiş geçmiş en pahalı şapka Britanya’daki Christie’s Müzayedeevi’nde alıcısını bekliyor. Ünlü şapka tasarımcısı Louis Mariette’nin eserine 2 milyon 700 bin dolar (yaklaşık 4 trilyon lira) değer biçildi. ‘Champrau d’Amour’ adı verilen şapka, tamamen elmas parçalarıyla kaplı. Tasarımcısının ilham kaynağıysa sarmaşık ve çan çiçekleri.
Posted by Admin | Posted in Türkiye'den Haberler | Posted on 10-01-2009
BBC – TAHRAN – Alkolün yasak olduğu İran’ın üzüm bağlarıyla ünlü Şiraz kentinde en az 12 kişinin yasadışı yollardan elde edilen metil alkolden zehirlenenek öldüğü, 20 kişinin durumunun kritik olduğu kaydedildi. En az beş kişinin de kör olduğu belirtildi. Olay, zehirlenen kişilerin Şiraz hastanelerine akın etmesiyle ortaya çıktı. Ülkede alkol yasağı bulunduğu için doktorların durumu anlaması ancak ölen beş kişiye yapılan otopsiden sonra mümkün oldu. Olayla ilgili 14 şüpheli tutuklandı.
Posted by Admin | Posted in Türkiye'den Haberler | Posted on 10-01-2009
AA – ANKARA – Ankara Ticaret Odası (ATO), tarafından yapılan araştırmaya göre, taksi ile 3 milyon 900 bin liraya gidilen mesafeye, bankalar 21 milyon liraya varan tutarlarda havale masrafı alıyor. Araştırmada, Ankara’nın Ulus şubelerindeki 14 değişik bankanın her birinden, yaklaşık 2 kilometre uzaklıkta bulunan aynı bankaların Kızılay şubelerine 500′er milyon lira havale yapıldı. Ulus-Kızılay hattına, bankaların ‘online havale’ ile 5 milyon 250 bin liradan 21 milyon liraya varan havale masrafları aldıkları belirlendi. Masraf ve komisyon almayan bir bankanın saptandığı araştırmada, komisyon oranının yüzde 1 ile yüzde 4 arasındaki oranlarda değiştiği tespit edildi.
Posted by Admin | Posted in Genel | Posted on 10-01-2009
İsrail Dışişleri Bakanı Silvan Şalom, Başbakan Tayyip Erdoğan’a yüklendi: Eleştirilerine cevap vermemek için kendimizi uzun süre tutamayabiliriz
Posted by Admin | Posted in Genel | Posted on 10-01-2009
AA – ANKARA – NATO zirvesi nedeniyle İstanbul’da bazı bölgelerin trafiğe kapatılacağı dikkate alınarak, 26 Haziran’da yapılması planlanan ehliyet sınavları, yurt genelinde 3 Temmuz’a ertelendi.
Milli Eğitim Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, ‘NATO zirvesi için bazı bölgelerin ulaşıma kapalı olacağı ve Motorlu Taşıt Sürücü Adayları Sınavı’na katılacak adayların ulaşım güçlüğü çekeceği’ gözetilerek, sınavın yurt genelinde bir hafta ertelenmesine karar verildiği belirtildi. Adaylar, 26 Haziran günü için belirlenen bina, salon ve sıra numarasıyla 3 Temmuz Cumartesi tarihinde sınava girecek.
Posted by Admin | Posted in Genel | Posted on 10-01-2009
TRT’de başlayan anadilde yayınlar Türkiye’deki azınlık haklarının gelişimi açısından çok önemli. Ancak Avrupa’daki azınlık haklarına bakıldığında reformların hâlâ yetersiz olduğu görünüyor
Posted by Admin | Posted in Türkiye'den Haberler | Posted on 10-01-2009
LONDRA – Tenis sezonunun heyecanla beklenen turnuvalarından biri olan Wimbledon’ın ilk gününde tüm gözler turnuvaya özel davetle katılan Martina Navratilova’nın üzerindeydi. 47 yaşındaki Amerikalı raket, formundan ve tenis becerisinden hiçbir şey kaybetmediğini Catalina Castano’yu 6-0 ve 6-1′lük setlerle geçerek gösterdi. Bayanlarda günün bir diğer önemli mücadelesinde üç numaralı seribaşı Venus Williams, Marie-Gaianeh Mikaelian karşısında 6-3 ve 6-0′lık setlerle galip geldi. Bir diğer karşılaşmada iki numaralı seribaşı Anastasia Myskina, Lubomira Kurhajcova’yı 7-5, ve
6-1′lik setlerle 2-0 mağlup ederek bir üst tura adını yazdırdı. 12 numaralı seribaşı olan Rus Vera Zvonareva da Avustralyalı Samantha Stosur’u 6-4′lük iki setle geçti. Tek erkeklerde ise geçtiğimiz yıl Wimbledon şampiyonu olan Roger Federer, Alex Bogdanovic karşısında zorlanmadı. Federer, rakibini 6-3, 6-3 ve 6-0′lık setlerle yenerek turnuvadaki yoluna devam etti. Bir diğer maçtay-sa Avustralyalı tenisçi Lleyton Hewitt, Jurgen Melzer’i 6-2, 6-4 ve 6-2′yle geride bıraktı. (Spor Servisi)
Posted by Admin | Posted in Türkiye'den Haberler | Posted on 10-01-2009
Kuzey Irak’ta sağlam bir özerk Kürt varlığının kurulması, hem Türkiyeli Kürtleri Ankara’ya yakınlaştırır, hem Irak’ta laikliği güçlendirir
Posted by Admin | Posted in Güncel | Posted on 10-01-2009
‘Biz dokunulmazlıkların kaldırılmasından korkmuyoruz’ diyor AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, böylece ne kadar cesur olduğunu tescil ettirdikten sonra, devam ediyor: “Biz şunu söylüyoruz. Batı ülkelerinde parlamenterlerin dışında kimsenin dokunulmazlığı yok.”
Sayın Dengir Mir Fırat’la Neşe Düzel görüşme yapmış. İlk cümleyi okuyunca insanın sorası geliyor, ‘Korkmuyorsanız, neden hakkında dosya olanların dokunulmazlıklarını kaldırmıyorsunuz?’ Yanıt çok ilginç: “Bizim güvenilir kurumlar oluşturmak için dokunulmaz olmamız gerekiyor.”
Bundan daha iyi ve inandırıcı bahaneler bulabilirler sanırım. Bu konuyu
‘bahaneler yüksek komisyonu’nda tartışsınlar ve bir daha düşünsünler derim.
Zaten kimse ‘Milletvekillerinin yasama dokunulmazlığı kalksın, güvenilir kurumlar oluşturulmasın’ demiyor ki. Bütün söylenen, yasama faaliyeti dışında kalan yolsuzluk, usulsüzlük gibi suçlarla itham edilen milletvekillerinin yargı önünde hesap vermesi. Üstelik Erdoğan seçim öncesi bu konuda söz vermişti. Şimdi kaçamak güreşmeleri hiç de iyi şeyler düşünmemize vesile olmuyor doğrusu.
Batı ülkelerinde parlamenterler dışında kimsenin dokunulmazlığı yok mu gerçekten? Sayın Dengir, ‘yargı dokunulmazlığı’ diye bir şey işitmemiş anlaşılan. İngiltere’de neredeyse 350 yıl önce tanınan bu dokunulmazlık, demokrasinin ve insan haklarının temelini oluşturur ve bütün demokratik ülkelerde tanınmıştır.
Demokratik ülkelerde asıl tanınmayan ve insan haklarını ihlal eden şey, milletvekili dokunulmazlığının bizde olduğu gibi suçluları koruma şemsiyesine dönüşmesidir. Yasama dokunulmazlığı, yasama faaliyetleri nedeniyle tanınır, eskilerin ‘kürsü masumiyeti’ dedikleri görüşünü açıklama özgürlüğünü kapsar. Ve makul olan da budur.
Dengir bey devam ediyor: “Türkiye’de 3 milyondan fazla kişinin dokunulmazlığı var.” Memurları kastediyor. Bir memur hakkında (milletvekili gibi her konuda değil) sadece göreviyle ilgili konularda dava açılacaksa üst makamların izni gerekir. Bunun zaman zaman kötüye kullanıldığı elbette doğrudur.
O halde Meclis’te kahir ekseriyete sahip AKP iktidarı bu hükmü şu ana kadar neden değiştirmedi acaba? Bu konuda neden hep başkalarını suçluyor da kendisinin değiştirmeme nedenini açıklamıyor?
İki ihtimal var: Birincisi, Dengir beyin de yaptığı gibi, ‘Bakın, dokunulmazlık, sıradan memurlara bile tanınmış bir haktır, milletvekillerine tanınmış çok mu’ diye kendi dokunulmazlıklarını savunmak için bunu bahane ediyorlar, kullanıyorlar. Memur dokunulmazlığını kaldırsalar, sıra kendilerine gelecek zira.
İkincisi, bürokraside fırtınalar esiyor, eskiler atılıyor, yerlerine AKP’li bürokratlar boy gösteriyor. Ve bu yeni bürokratların çoğunun geçmişi (Başbakanlık Müsteşarı örneğinde olduğu gibi) rejim açısından
sorularla dolu olduğu gibi, gelecekte ne yapacakları da pek belli değil. Kısacası, şu saatten sonra memur dokunulmazlığı asıl AKP iktidarının işine yarayacak bir korunma kalkanıdır. Neden değiştirsinler ki?
Ve ‘Demokratik ülkelerde memur dokunulmazlığı yoktur’ diyen politikacıya bir anımsatma: İngiltere’de iktidara gelen parti, AKP’nin yaptığı bürokrat kıyımının onda birine kalkışsa nasıl bir tepkiyle karşılaşırdı, hiç düşünüyor mu? ‘Emret Bakanım’ ve ‘Başbakanım’ dizilerini anımsayan var mı?
Hele bürokrasinin proletaryası olan 500 milyon maaşlı memura dokunsanız ne olur, dokunmasanız ne olur? Gösteri yapanları dağıtan polis, elindeki copla vatandaşa her gün dokunduruyor. Belki de asıl tartışmamız gereken dokunulmazlıklar, bunlar olmalı, değil mi?