Posted by Admin | Posted in Türkiye'den Haberler | Posted on 08-01-2009
RADİKAL – İSTANBUL – Yaptığı 3.5 milyon euro’luk yatırımla ürün gamına iki yeni termosifon ekleyen Demirdöküm, güneş enerjisi ve ortam ısısını kullanan heat pump sistemiyle bedava sıcak su sağlıyor. Fiyatları 800 milyon ile 3 milyar lira arasında değişen bu ürünlerin daha çok doğalgazın bulunmadığı bölgelerde tercih edileceğini kaydeden Demirdöküm Genel Müdürü Melih Batılı, gelecekte bu ürünlere yönelimin artacağını söyledi. Batılı, Avrupa’da kombi ve bu tür çevreci kaynaklarla çalışan termosifonların bir arada kullanıldığını söyledi.
Posted by Admin | Posted in Türkiye'den Haberler | Posted on 08-01-2009
REUTERS – CALAIS – Maceraperest işadamı Richard Branson, yeni bir rekor kırdı. Branson İngiliz Aquada firmasının ürettiği yüzer otomobiliyle Manş’ı 1 saat 40 dakika 6 saniyede geçti. 1960′lardan kalma eski rekor altı saatti. Araç karada 160, denizde 50 km. hız yaptı. ‘Aquada’nın bir yöneticisiyle yola çıkan Branson, araçtan takım elbiseleriyle indi!
Posted by Admin | Posted in Türkiye'den Haberler | Posted on 08-01-2009
1 milyon 550 bin lira üstünde kapanış yapamayarak gerilemeye başlayan dolar kurunda, geçtiğimiz hafta 1 milyon 460 bin lira seviyeleri test edildikten sonra şu soru öne çıkmaya başladı; ‘1 milyon 550 bin’den başlayan hareket 1 milyon 450 bin-1 milyon 460 bin aralığını bir kez daha görürse, bu seviyelerden dolar alınır mı? Veya alım fırsatı
kaçtı mı, şimdi almak mı gerekli?’
Sevgili dostlar, bu köşede kaleme aldığım 344 yazı içinde dolar konusunu defalarca ele aldım ve yazılarımın yalnızca ikisinde ‘1 milyon 300 bin seviyesine yaklaşıldıkça dolar alınabilir’ tezini ifade ettim. Geri kalan yazıların tamamında dolar alınmasına özellikle 1 milyon 550 bine doğru oluşan son hareketlenme sonrası alınmasına her zaman karşı çıktım. Hatta doların tepe noktasını test ettiği dönemde ‘Hiç dolarım yok sonum geldi mi?’ gibi başlıklar kullandım. Kısacası; ne 1 milyon 770 bin seviyesinden, ne 1 milyon 500 binlerden dolara hiç sıcak bakamadım…
Peki bugün hangi noktadayım? Buralardan alım yapılabilir mi?
Soruya, alınan pozisyonlar çerçevesinde cevap aramak istiyorum…
- Hiç doları olmayanlar : Doların 1 milyon 450 bin üstüne çıktığı ilk tarih 29 Nisan 2004.
O günden bugüne hiç dolar almayanların elde edebileceği fırsat getiri yaklaşık 30 bin-35 bin TL. Bu bağlamda denkleme bakınca; kurun 1 milyon 485 bin TL olduğu her durumda başa başa noktasına gelebilirler. Nitekim geçtiğimiz hafta içinde kur 1 milyon 464 bin seviyelerini test etti ve almayan grup kısa bir süre kâra geçti. Dinamiğin ilginç tarafı, hiç dolar almayanlar faiz kazanmaya devam ederken, bugünden sonra kur 1 milyon
485 bin altına düşerse hiç dolar almayarak yeniden kâr etmeye başlayacaklar. Örnek: 35 gün sonra kur 1 milyon 450 bin olursa,
29 Nisan sonrası alım yapmayanların kuru kazandıkları faiz ile birlikte 1 milyon 530 bin civarında olacak. Bu durumda hiç dolar almayarak edecekleri kâr, dolar başına 80 bin TL olacak. Peki bu grup nasıl bir strateji geliştirebilir? Ayrıntı, ‘kurun düşüş trendi’ ile ‘kazandıkları faiz’ değişkenlerini birlikte sorgulamalarında gizli. Kesişme ve geçiş noktaları doğru hesaplanarak ‘maksimum faiz noktası ile doların dip formasyonun ortak bölgelerinde’ geçiş yapılabilir…
- 1 milyon 550 bin çevrsinde satış yapanlar:
Bu grup yukarıdaki gibi ‘maksimum faiz elde etmek ve dip formasyonunun sonu’ stratejisini kullanabilir. Örnek: 1 milyon 550 bin seviyesinden satış yapabilecekleri ilk tarih 18 Mayıs 2004.
O günden bugüne kazandıkları faiz ile birlikte sattıkları her doların değeri 1 milyon 467 bin TL. Dolar dışı kaldıkları her gün için bu değer artarken, dip formasyonun sonunu doğru sorgulayarak isterlerse dolarlarını geri alabilirler…
- Hiç dolar almayanlar : 2001 krizinden bugüne hiç dolar almayanların dolar değeri bugün gördüğümüz kur ile kıyas bile edilemez. Bu bağlamda hiç alım yapmayanlar, isterlerse önümüzdeki AB senaryoları gereği TL’de kalabilirler veya bir miktar alım yapmak isterlerse 1 milyon 550 bin seviyesinden başlayan trendin dip oluşumunu takip edebilirler…
Sevgili dostlar, uygulanabilecek stratejilere birkaç örnek vererek, ‘fırsat-maliyet-kur trendi’ arasındaki ilişkiyi açıklamaya çalıştım…

Bu noktada her pozisyon için cevabı aranan ortak bir soruya değinmek istiyorum; ‘1 milyon 550 bin üstünden gelen düşüş dip formasyonunun tamamladı mı?’
Soruya grafik üzerinde senaryoları sorgulayarak cevap arayalım…
Dikkat ederseniz bütün dalgalar ‘patlamaçöküş’ gerçeğine uygun ve kısa süreli çıkış veya düşüşler mutlaka tepe notasının simetri ekseni olduğu
bir harekete göre gerçekleşmiş. Şimdi kritik nokta şu; ’son dalgada açıkça görülen, doldurma hareketi bitti denebilir mi?’ Normal teknik şartlar altında dip doldurma trendi daha bitmemiş gibi görünüyor ve yaz ayları boyunca, AB kavramı ve NATO zirvesinin etkilerine göre, kısa vadeli ilk dip olan 1 milyon 450 bin1 milyon 460 bin arasının birkez daha görülmesi mümkün… Peki altı? Onu o zaman sorgularız…
Sonuç: Risk profilinize göre karar sizin…
yalnız dolar alırken trendin çökebileceğini ve dolar tuttuğunuz her gün kaybettiğiniz faizi lütfen unutmayın…
Posted by Admin | Posted in Türkiye'den Haberler | Posted on 08-01-2009
Turnuvanın bir numaralı favorisi olarak gösterilen son şampiyon Fransa, İngiltere önünde galibiyete son iki dakikada Zidane ile bulduğu gollerle ulaştı. Lampard’la öne geçen İngiltere, David Beckham’la kritik bir penaltı vuruşunu değerlendiremedi
Posted by Admin | Posted in Genel | Posted on 08-01-2009
RADİKAL – ANKARA – KYB lideri Celal Talabani’nin Ankara temaslarında, Irak’ta Kürt grupların federasyon talepleri ve Irak sınırındaki terörist saldırılar da konuşuldu. Gül’ün, “Türkiye’ye, Kuzey Irak’tan aşırı yönelim olursa ilişkilerimiz bozulur” uyarısını yaparken, Talabani’nin “PKK’nın son eylemleri Kürt davasına ihanettir. Türkiye’ye karşı savaş, Kürt toplumuna karşı savaştır” dediği öğrenildi. Talabani, Ankara’ya PKK’dan ayrıldığı belirlenen Osman Öcalan’ın kendisiyle görüşmek istediğini ancak bunu geri çevirdiği bilgisini de ulaştırdı. Talabani, Gül’e PKK için “Örgütte bölünme var. Şiddet istemeyenler, isteyenlerden fazla. Osman Öcalan Musul’da ve barış ve istikrar istiyor. Bizim topraklarımıza gelip, asla bizimle görüşmedi” mesajı verdi. Ankara’dan “Irak’ta federasyonu kendi bağımsızlık hareketiniz olarak görmeyin” uyarısını alan Talabani’nin, bu uyarıya “Biz ne Türkiye’den ne de Irak’taki diğer gruplardan ayrılıkçı bir politika izliyoruz” yanıtını verdiği kaydedildi. Talabani, Ankara’nın kaygılarını “Kerkük, halkların kardeşliğinin simgesi olacak. Halkın iradesine saygılıyız” diye gidermeye çalışsa da, Bakan Gül, beklentilerini
“Kerkük’ü Kuzey Irak içinde saymanız rahatsızlık yaratır. İnfiale yol açacak olaylar yaratmayın. Ğruplar arası gerginliği körüklemeyin. Halkın geleceğine, halk karar verecek. Federasyondan federasyona fark var” sözleriyle aktardı.
Posted by Admin | Posted in Genel | Posted on 08-01-2009
İstanbul zabıtası NATO zirvesi öncesi ‘dilenci avı’nı yoğunlaştırdı. Dağıtılan duyurularda ‘Çirkin görüntü yaratan dilencilere itibar etmeyin’ deniliyor
Posted by Admin | Posted in Genel | Posted on 08-01-2009
G-8zirvesi sonuç belgelerinde yer alan BOP hayal kırıklığı yarattı. Özellikle, projenin ekonomik bölümünü destekleyecek mali kaynaklardan mahrum olması, politik bölümünün gerçekleştirilmesine imkân vermeyebilir. Bölge ülkeleri demokrasi için her türlü baskıyla karşılaşacakları, ancak paralel bir ekonomik gelişme sağlayamayacakları bu projeyi değil cazip, ciddi dahi bulmayabilirler.
Amerika; Fransa ve Almanya’nın projeyi desteklemesi karşılığında bazı önemli değişiklikleri sineye çekmişe benziyor. BOP’un, sadece projeye katılmayı kabul eden ülkelerce uygulanması öngörülüyor. Yani, Irak’taki gibi askeri müdahale bir yana, her hangi bir zorlamaya dahi başvurulmayacak. Projenin reçete niteliği de ortadan kalkmış. Her ülkenin birbirinden çok farklı şartlarına uyarlanarak uygulanması söz konusu. En önemlisi de, Batılılar konuyu bizim aydınlar kadar bilemediklerinden olsa gerek, demokrasi için iç dinamiklerin harekete geçirilmesinden başka çare olmadığını vurguluyorlar.
BM Güvenlik Konseyi’nin 1546 sayılı kararı gibi, G-8′in BOP’u başlatan kararı da Bush’un seçim öncesi başarı hanesine yazılabilir. Böylece, mütevazı da olsa, Irak’ta barış ve normalleşme sürecine BM ve Iraklıların giderek artan oranlarda katılmasını sağlayan bir takvim saptanmış ve ilerde geliştirilmek üzere bir ilk adım olarak BOP uygulamaya geçmiş oluyor. Öte yandan Fransa ve Almanya, her iki alanda da ilerlemeyi engelleyerek, Bush’un seçim şansını sınırlamayı amaçlayan politikalarından vazgeçmiş görünüyorlar.
Bu şartlarda İstanbul NATO zirvesinde başka ilerlemeler olacak mı, göreceğiz. Fransa ve Almanya NATO’nun Irak’ta yeni görevler yüklenmesine karşı olduklarını açıkladılar. Amerika, bu aşamada, NATO’nun Irak’taki Polonya birliklerine vermekte olduğu desteği muhafaza etmekle yetinebilir.
Başkan Bush zirveden bilistifade Ankara’ya resmi bir ziyarette bulunacak. Bu ziyaret maalesef olabilecek en kötü şartlarda yapılacak. Amerika, PKK konusunda verdiği açık taahhütlerini yerine getirmiyor. Irak’ı terörizmle mücadele amacıyla işgal etmişti. Oysa durmuş olan PKK terörizminin canlanmasına ve insanların ölümüne yol açıyor. Bu çok vahim bir dış politika sorunu.
Amerikan işgal yönetiminin sona erip ‘Geçici Irak Yönetimi’nin başlayacağı 1 Temmuz’dan seçimlerin yapılacağı en geç 31 Ocak 2005′e kadar uygulanacak ‘Geçici Yönetim Yasası’ (GYY) ciddi sıkıntılar yaratıyor. Anayasaya temel olacak bu yasaya göre yapılacak anayasa müzakereleri, Kürtlere verilen aşırı haklar nedeniyle yıl sonuna doğru bir iç savaşla sonuçlanabilir.
Bu yasaya göre kurulan hükümette, bir kez daha, Türkmenler sayılarının çok altında ve yanlış bir kişi tarafından temsil ediliyor. İddiaların aksine, bu konuda sorumluluk Paul Bremer’da değil. 1 Mart tezkeresinin çıkmaması nedeniyle daha önce de cezalandırılan Türkmenler, bu defa Kürt siyasi ihtiraslarına engel oluşturmasın diye depolitize ediliyor. Bu arada Türkmen liderleri garip ‘kazalara’ kurban gidiyor. Kürtler Amerika’nın gözü önünde Kerkük’ün nüfus yapısını değiştiriyor. GYY’de Türkmenler küçük Hıristiyan gruplarla birlikte azınlık muamelesi görüyor. Oysa Türkmen nüfusu Kürtlerinkine çok yakın. Bir nüfus sayımı yapılmadan, 1932′de Irak kurulurken Kürtlerle aynı düzeyde olan Türkmenleri böylesine hiçe saymak, yarın radikal çözümler gerektirecek ciddi sorunların kaynağını oluşturacak.
Amerika’nın Kıbrıs’a ilişkin tutumu da verilen sözlerin çok arkasına düşmüşe benziyor. Kıbrıs Türklerini protokol yönünden tatmine yönelik birkaç jestin gerisi gelmiyor. Kuzey Kıbrıs’a doğrudan uçak seferleri düzenlenmesi ve KKTC limanlarından doğrudan mal alıp satılması için gayret gösterilmiyor.
Bush yönetimi ya BM Güvenlik Konseyi’nde Rumları tatmin eden bir karar çıkararak güneyde ikinci bir referandum yapılmasını veya seçim yılında Rum lobisini kollamayı amaçlıyor.
Başkan Bush’un Türk tarafına ‘verebileceği’ tek şey olarak geriye, 2005′te zora girecek borç ödemelerinde yardımcı olmak için IMF’yi etkilemek kalıyor.
Yani ekonomisi zayıf ülkenin dış politikada sefalet tablosu.
Posted by Admin | Posted in Türkiye'den Haberler | Posted on 08-01-2009
RADİKAL – İSTANBUL – Ekonomik programın sekizinci gözden geçirmesi ve Uluslararası Para Fonu (IMF) ile ilişkilerin geleceğine dair netleşmeleri bekleyen piyasalarda genel olarak sıkışık seyir sürerken, para girişi olmayan İMKB’de dün işlem hacmi 203 trilyon lira ile yılın en düşük düzeyine geriledi. Ulusal 100 Endeksi, günü yüzde 1.05 kayıpla 16 bin 785 puandan kapattı.
Borsadaki durgunluk faizlerde de yaşandı. Gün içerisinde yatay seyir izleyen bono faizleri cuma günkü seviyelerinden işlem gördü. Gösterge niteliğindeki 5 Ekim 2005 vadeli kâğıdın faizi günü yüzde 27.05 seviyesinden kapattı.
Posted by Admin | Posted in Güncel | Posted on 08-01-2009
DHA – ANTALYA – E Tipi Cezaevi’nde adam öldürme ve gasp suçlarından dört tutuklu ve hükümlü, fırtınadan yararlanarak firar etti. İnfaz koruma memurları, dün sayım sırasında Doğan Aydoğan, Yusuf Ziya Çevik, Hakan Akca ve Mustafa Karakuş’un koğuşlarında olmadığını fark etti. Görüş mesafesinin düşmesinden yararlanan firarilerin sabah 04.00′ te avluya çıkıp bahçe duvarlarına 10′luk tabir edilen çivilerden çakarak dama çıktığı anlaşıldı. Antalya ve çevre illerde polis alarma geçirildi.