» 2009 » Ocak
Posof Öğretmenevi Rss

Atina ve Kıbrıs sürpriz dolu

0

Posted by admin | Posted in Türkiye'den Haberler | Posted on 30-01-2009

Sigortacılığa BES katkısı

0

Posted by admin | Posted in Türkiye'den Haberler | Posted on 30-01-2009

Demir Hayat Sigorta Teknik Grup Müdürü Orhun Emre Çelik, Bireysel Emeklilik Sistemi’nin sigorta sektörünü olumlu yönde etkilediÄŸini söyledi
Demir Hayat Sigorta Teknik Grup Müdürü Orhun Emre Çelik, Bireysel Emeklilik Sistemi’nin (BES) sadece hayat sigortalarını deÄŸil tüm sigortacılığı olumlu yönde etkilediÄŸini söyledi. BES’in en olumlu etkisinin insanları gelecek güvencesi konusunda düşünmeye sevk etmesi olduÄŸunu ifade eden Orhun Emre Çelik, "Bireysel emekliliÄŸin sektöre ve aslında toplumumuza saÄŸladığı en büyük yararı, insanları uzun vadeli düşünmeye sevk etmesi, bunun sonucunda da geleceÄŸe yönelik olarak riskleri minimize etmek için çeÅŸitli harekât planları oluÅŸturmalarını saÄŸlaması olarak görüyorum" diye konuÅŸtu. Bu açıdan bakıldığında, insanların emeklilik dönemlerini düşünmeye baÅŸlayıp bu dönemlerdeki riskler için gençlik dönemlerinden itibaren yatırım yapmaya baÅŸlamasının gerekliliÄŸini belirten Çelik şöyle devam etti: "Bu durum sadece hayat sigortacılığını deÄŸil tüm sigorta branÅŸlarını olumlu olarak etkileyecektir. BES ile hayat sigortacılığı birbirini ikame eden deÄŸil birbirini tamamlayan sistemlerdir. BES ile hayat sigortaları arasındaki en önemli iki farkın BES’te risk teminatı verilmemesi, yani BES’in tamamen birikime yönelik bir sistem olması ve Emeklilik Yatırım Fonları aracılığıyla yatırım aÅŸamasında sigortalının gelir elde etmesine iliÅŸkin olarak uygulanan sistem ile hayat sigortacılığındaki kâr payı dağıtım esasları arasındaki farklılıklar olduÄŸunu düşünüyorum."

Türkiye’de saÄŸlık sigortalarının geliÅŸmesi için havuzun büyütülmesi gerektiÄŸini dile getiren Orhun Emre Çelik, çalışmaları süren Genel SaÄŸlık Sigortası (GSS) sisteminin sektörü olumlu etkileyeceÄŸini belirtti.

Necef Iraklı kalmalı

0

Posted by admin | Posted in Türkiye'den Haberler | Posted on 30-01-2009

ABD yönetimi, Necef’i Irak’tan bağımsız bir din merkezi haline getirmek istiyor. İran’ın da buna sıcak baktığı öne sürülüyor. Bütün Arap liderleri bu niyete tepki göstermeli

Ormancılara pozitif ayrımcılık

0

Posted by admin | Posted in Türkiye'den Haberler | Posted on 30-01-2009

Terörle mücadelede ölen için 12.7 milyar, orman yangınında ölen içinse 35.6 milyar lira tazminat ödenecek

18 öğrenciye 20′ÅŸer ay ÖSS hapsi

0

Posted by admin | Posted in Genel | Posted on 30-01-2009

DHA - ADANA - 1999 yılında yapılan ÖSS’yi kazanabilmek için yerlerine sınava baÅŸkalarını soktukları ve bu iÅŸe yardımcı oldukları iddia edilen 18 öğrenci, 20′ÅŸer ay hapis cezasına mahkûm edildi. ÖSYM BaÅŸkanlığı, özellikle Åžanlıurfa’dan Adana’ya giderek sınava girdiÄŸi belirlenen bu öğrenciler hakkında Adana BaÅŸsavcılığı’na ’sahtecilik’ suçundan dava açılması için suç duyurusunda bulunmuÅŸtu. Öğrenciler hakkında Adana 1′inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde 8′er yıl hapis cezası istemiyle dava açılmıştı. Tutuksuz yargılanan sanıklar, son duruÅŸmada ikiÅŸer yıl hapis cezasına çarptırıldı. Cezalar, duruÅŸmadaki iyi halleri dikkate alınarak 1′er yıl 8′er ay hapis cezasına indirildi. Sanıklar, Yargıtay’ın bu kararı onaması halinde yediÅŸer ay hapis yatacak. Sanık ifadelerinde, bazı öğrencilerin,

‘joker’ ismi verilen üniversite öğrencilerine sınava girmeleri için para verdikleri belirlenmiÅŸti.

AB, namus cinayetlerini tartışıyor

0

Posted by admin | Posted in Genel | Posted on 30-01-2009

BBC - LAHEY - Avrupa, yaÅŸlı kıtaya Müslüman göçmen nüfusuyla birlikte gelen namus cinayetlerini mercek altına aldı. Avrupalı polis yetkilileri, dün Hollanda’nın Lahey kentindeki toplantıda, yaÅŸlı kıtada artan namus cinayetlerini bir olgu olarak kavrayıp önlemenin yollarını tartıştı.

Toplantıyı açan İsveçli temsilci, 2002′de İsveçli bir sevgilisi olan ve amcasının oÄŸluyla evlenmeyi reddeden 26 yaşındaki Kürt kökenli Fadime Åžahindal’ın babası tarafından ailesinin gözü önünde öldürülmesini gündeme getirdi. Fadime için yas tutan ve bayraklarını yarıya indiren İsveç, ailelerinden farklı duruÅŸu olan ikinci kuÅŸak göçmenlerin korunması için kolları sıvamıştı.

Avrupalı polis yetkilileri, toplantıda ‘namus cinayetleri’ diye bir olgunun farkına yeni vardıklarını belirterek, aralarında Türklerin de bulunduÄŸu OrtadoÄŸu, Asya ve DoÄŸu Avrupa kökenli ailelerin kadın üyelerinin öldürülmesiyle ilgili dosyaları yeniden açtı.

Mavi Bayrak’ta dünyada 7′nciyiz

0

Posted by admin | Posted in Genel | Posted on 30-01-2009

AA - İSTANBUL - Türkiye, kıyı turizminde uluslararası simge kabul edilen ‘Mavi Bayrak’ ödülünde dünya 7′nciliÄŸine yükseldi. Türkiye Çevre EÄŸitim Vakfı (TÜRÇEV) Genel Müdürü Erol Güngör, Uluslararası Çevre EÄŸitim Vakfı (FEE) Genel Kurulu’nun Fas’ta toplandığını ve Türkiye’nin plaj ve marinalardaki 162 bayrakla 2004 yılında dünyada 7. sıraya yükselmesinin kararlaÅŸtırıldığını açıkladı. Güngör, "FEE’nin aldığı bu karar, Türkiye için gurur vericidir. Bu, Türkiye’ye gelecek turist sayısını daha da artıracaktır" dedi.

Güngör, genel kurulda alınan kararla FEE BaÅŸkanlığı’nın Britanya’dan Danimarka’ya geçtiÄŸi-ni belirtti. Çek Cumhuriyeti, Kenya, Yeni Zelanda ve Slovakya’nın üyelik taleplerinin kabul edilmesiyle birliÄŸe üye ülke sayısı Amerika, Asya, Avrupa ve Afrika’da 38 ülkeye ulaÅŸtı.

Cennette su mucizesi

0

Posted by admin | Posted in Türkiye'den Haberler | Posted on 30-01-2009

AA - KAYSERİ - Develi, Yahyalı ve Yeşilhisar ilçeleri üçgeninde yer alan Sultansazlığı, kış aylarında kuluçkaya yatan kuşların yavrularıyla cıvıl cıvıl.

DSİ 12. Bölge Müdürü Sedat Özpınar, ocak-haziran dönemi boyunca Sultansazlığı KuÅŸ Cenneti’ne 12 milyon metreküp su verildiÄŸini açıkladı. Özpınar, “Sazlığa sadece bahar mevsiminde açtığımız 21 kuyudan bir ay boyunca 2.5 milyon metreküp can suyu verdik. Bu kuyuların elektrik gideri de Kayseri Özel İdare Müdürlüğü’nce karşılandı. Åžu anda elektrik giderleri karşılanmadığı için kuyulardan su takviyesini durdurduk ama Camız Gölü’ndeki pompa istasyonumuz sürekli su basmaya devam ediyor” dedi.

Çevre ve Orman İl Müdürlüğü Çevre DoÄŸa Koruma ve Milli Parklar Åžube Müdürü Orhan Ceylan da kaÅŸ cennetindeki su seviyesinin yeterli düzeyde olduÄŸunu belirterek, “Baharda verilen can suyu Sultansızlığı’nın canına can kattı. KuÅŸlar bu sayede kuluçkaya yattılar. Kuluçka dönemlerini de yakından takip ettik. Yumurtadan çıkan yavrular Sultansazlığı’nın semalarında uçuyorlar” diye konuÅŸtu.

Rehin alınan Koreli: Ölmek istemiyorum

0

Posted by admin | Posted in Türkiye'den Haberler | Posted on 30-01-2009

BAÄžDAT - Irak’ta Kaide’nin önde gelen isimlerinden Ebu Musab el-Zarkavi liderliÄŸindeki Cemaat El Tevhid ve Cihad grubu, iÅŸgal güçlerinin çekilmeleri için rehine kartını oynuyor. Son olarak bir Güney Kore vatandaşını hedef alan örgüt, önceki gece El Cezire televizyonuna gönderdiÄŸi bir video kasette, Seul yönetiminin Irak’taki askerlerini çekmemesi halinde, çevirmen olarak çalışan Kim Sun-il’in 24 saat içinde ‘kafası kesilerek’ öldürüleceÄŸini duyurdu.

İpekçi’ye dair

0

Posted by admin | Posted in Güncel | Posted on 30-01-2009

En sevdiÄŸim konu mesleÄŸimle, gazetecilikle ilgili olanlar.

Onun için Milliyet’in artık efsane olmuÅŸ genel yayın müdürü Abdi İpekçi ile ilgili tartışmaların içine girmeden, kendisiyle ilgili görüşlerime öncelik vermek istedim. (Gazetecilik ile ilgili genel

gündem sonraya kalacak.)

Kendisini Galatasaray Lisesi yıllarımda (benden 5 sınıf büyüktü) uzaktan tanımıştım. Okul dergisine karikatür çizerdi.

Sonra 1957-60 arasında Ankara’da Cihad Baban’ın baÅŸyazarlığını yaptığı, Yeni Gün gazetesini yönetirken Avrupa’ya NATO’nun düzenlediÄŸi çeÅŸitli geziler sırasında birçok defa birlikte olduk.

27 Mayıs sonrasında bana, Türkiye’de ilk defa ihdas ettiÄŸi ‘Milliyet’in Ankara diplomasi muhabirliÄŸi’ teklifinde bulundu. Altı yıl bu görevi yaptım. Sonra büro içinde oluÅŸan bir çatışmadan dolayı iÅŸime son verdi.

Ama bu dönem içinde ondan edindiÄŸim gazetecilik temelleri, 40 yıla yakın yaptığım Batı’nın önemli basın organları muhabirliklerimle birleÅŸince, İpekçi’nin gazeteciliÄŸine duyduÄŸum saygı hep sürdü.

İpekçi, liseden sonra hemen profesyonel gazeteciliÄŸe baÅŸlamış, aradan çok geçmeden de Ali Naci Karacan’ın çıkaracağı Milliyet’in ilk yöneticisi olmuÅŸtu. Ama daha sonra Türkiye’de çığır açacak bilgi ve deneyiminin temelini ABD’de bir mahalli gazetede çalışarak atmıştı.

Abdi bey, Milliyet’e en büyük tirajı deÄŸil, ama (o zaman da en çok tirajlı Hürriyet idi) itibar ile ‘referans gazetesi olma’ vasfını getirdi.

En fazla önem verdiği şey, gazetenin esasını, ister siyasi, ister spor ile ilgili olsun, haberlerin oluşturduğunun bilinciydi.

Milliyet, ÅŸimdi bir kısım gazetemizin tartışmaya açtığı Atatürk reformlarını ve Anayasa’nın temelini oluÅŸturan deÄŸerleri savunmasıyla tanınmıştı. Devleti yakından izleyen boyutuyla önemli bir gazeteydi.

Gazetenin her yönüyle tahkik edilmiş, okurları ilgilendirecek her tür ilginç ve doğru habere dayalı olmasına öncelik verirdi.

Böylece düzenleyip sürekli kontrolü altında bulunan spor sayfası dillere destan olmuÅŸtu. Devletin iÅŸleyiÅŸiyle ilgili Ankara’da olup bitenler en doÄŸru ve yansız ÅŸekilde Milliyet’te yer alır, yabancılar daima Milliyet haberlerine atıfta bulunurlardı. ÇoÄŸu gazete Milliyet’e bakıp yön bulurdu.

Batı basınının ‘human intereststories’ dediÄŸi ekonomi, siyaset gibi ciddi konular dışında kalan, insanları ilgilendiren konular da Milliyet’in vazgeçilmezleri arasındaydı. Gazetein itibarı haber kaynaklarına ulaÅŸmamızı çok kolaylaÅŸtırırdı.

Abdi İpekçi’nin çaÄŸdaÅŸ gazeteciliÄŸi hangi boyutlarıyla özümsemiÅŸ olduÄŸunu, New York Times, Daily Telegraph gibi ABD ve İngiltere’nin en büyük ve seviyeli iki gazetesinde çalıştıkça daha iyi anlamışımdır. Çünkü kendisi daha ziyade Batı’nın geliÅŸmiÅŸ ülkelerindeki gazetecilik temel prensiplerini Türk okurunun gereksinimlerine uygulamayı bilmiÅŸtir.

Milliyet’in kurucusu Ali Naci Karacan öldüğünde, yerine geçen oÄŸlu ile İpekçi’nin iliÅŸkileri kolay olmamıştır.

Yankı dergisini yayımlarken Milliyet’i kapak konusu olarak seçip, kapakta fotoÄŸraf olarak İpekçi ile E. Karacan’ı kullanmış, gazetenin baÅŸarısında kendisinin ne kadar önemli rol oynadığını yazmıştım.

Unutmuyorum; Abdi bey telefonda yaklaşımıma teÅŸekkür etmiÅŸ, fakat patronunun, yaptıklarının bilincinde olmadığı düşüncesini veren ‘Ama beni güç durumda bıraktın bu övgüyle’ demiÅŸti.

Önde gelen Batı gazetelerinde görüldüğü gibi, gazetelerin üst kademe yöneticilerinden temel vasıfları İpekçi’de birleÅŸmiÅŸti. Bunlar arasında ‘en iyi ekibi seçme ve onlardan en iyi ÅŸekilde yararlanma’ en önde gelen vasıftı.

O günlerin kadrosundan bugün Hasan Pulur ile Sami Kohen, Türk gazeteciliğinde kendi alanlarında hâlâ en ön planda bulunuyorlar.

Haber müdürlüğü yapmış Ömer Sami CoÅŸar’ı hiç unutmuyorum.

Milliyet’te, Abdi İpekçi döneminde o kadar çok iyi gazeteci yetiÅŸti ki…

* * *

MEDYA NOTU: Hürriyet, Time dergisinde Türkiye’nin, Atatürk, İnönü, Menderes ve Naim SüleymanoÄŸlu fotoÄŸraflarıyla ‘kapak’ olduÄŸunu yazmış. Galatasaray Lisesi’nden bir aÄŸabey Ali Z. OraloÄŸlu da buna Şükrü SaracoÄŸlu’nu eklemiÅŸ. Ama sadece benim bu derginin temsilciliÄŸini yaptığım dönemde, 1960-1999 arasında dört defa kapak olduÄŸu unutulmuÅŸ. Önce Kenan Evren, arada iki kiÅŸisel olmayan kapak ve sonuncusu 1999′da Abdullah Öcalan.